Neden Hızlı Okumalıyız?

"Niçin hızlı okumaya ihtiyaç duyalım? Bu tür okumanın yararları nelerdir?" Soruları sanırım herkesin aklından geçmektedir.

Hızlı Okuma Nedir? | Hızlı Okumayı Engelleyen Frenler Nelerdir? | Nereden Çıktı Bu Hızlı Okuma?| Neden Hızlı Okumalıyız?


Lise Sınavlarına Hazırlanan Bir Öğrencisiniz
Sbs’ye yönelik kurslarımızdan birinde bir öğrencimizin okuma hızı başlangıç olarak 100 çıkmış, yaz tatilinde katıldığı 1 aylık bir kurstan sonra ise okuma hızını 4 katına çıkararak, daha hızlı okuma yaparak kursu tamamlamıştı.

Kısa bir zaman sonra ailesiyle yaptığımız bir görüşmede annesinin anlattığı olay dikkatimi çekti. Sbs’de zamanı yetiştirememiş, bundan dolayı paniklemiş ve bol bol hata yapmıştı. Yaz tatilinin ardından okulda açılan hazırlık kurslarında öğretmenin verdiği bir testi diğerlerinden daha önce bitirmiş ve hem çekingen hem de tereddütle parmak kaldırarak: “Öğretmenim testimi bitirdim.” diyerek yaslanmış. Bu arada yanında bulunan arkadaşına sen bitirdin mi diye sormuş, ondan da ters bir cevap alarak diğerlerinin testi bitirmelerini beklemiş. Diğer arkadaşları da bitirdikten sonra cevaplamaya geçilmiş ve testin tamamı doğru çıkmış. Bu sonucu söylerken öğrenciden daha çok gözleri parlayan annenin durumu hala gözlerimin önündedir.

Bir diğer nokta ise öğrencinin bunları anlatılırken ki durumu olmuştu. Başlangıçta çekingen, kendine güveni olmayan bir öğrenciydi. Ama bu olaydan sonra öğrencinin gözlerindeki kendinden eminliği, rahatlığını bir görmeliydiniz.

Üniversite Adayısınız
Yıl 2009 Haziran ayının 18’i Pazar saat 16.00 üniversite sınav soruları internete verildi. Branşım edebiyat olduğu için hemen edebiyat bölümünü açarak okumaya başladım. Turlama sistemini her zaman için öğrencilere tavsiye ederiz. Ama karşıma çıkan aşağıdaki ilk soruyla şok olmuştum.

Yaklaşık bir sayfayı yakalayan ve her bir şıkkı bir paragrafa yakın bir soruyla karşı karşıyaydım. Bizim açımızdan bir problem gibi görünmese de öğrenciler arasında müthiş bir moral bozukluğuna sebep olmuştu. Daha sonraları öğretmen arkadaşlarımızdan birinin bulunduğu okuldaki okul birincisinin durumunu anlatmasıyla durum tam da yerine oturmuştu. Öğrenciden Türkiye genelinde ilk 1000 içerisinde yer alması beklenirken, her şey altüst olmuştu. Âdeti olduğu üzere sınava edebiyattan başlamış, kitapçığı açmadan önce normal denemelerdeki durumunu gözünde hayal etmiş ve Ya Allah Bismillah girmiş işin içine. Kısa bir sessizlikten sonra bizim eleman şok!!!

Edebiyat bölümünün ilk sorusunu görünce, öğretmenin anlattığına göre öğrencide öyle bir moral bozukluğu oluşturmuş ki, edebiyatta geçen zamanın farkına bile varamamıştı. Sürenin tamamında ise normal şartlarda hepsini doğru yaptığı matematik sorularının 3/1’ine zaman bile yetmemişti.

Bir diğer haber: “2011 yılında yapılan sınavda Türkçe testinde 3.492 sözcük varken, 2012’deki testte bu rakam 4.360 sözcüğe çıktı. Bu da öğrencilere 40 değil 49 soru sorulduğu anlamına geliyor. "Öğrenciler kitap okumuyor." eleştirileri, sınavdaki bu gerçeği örtmemeli. Böyle bir testi öğrencilerin bitirmesi için en az 15-20 dakika daha ek süre verilmeliydi.”

Önceki yıllarda 40 soruluk Türkçe testinde 19-20 paragraf sorusu toplamda 30 anlam sorusu bulunurken 2012 YGS'de 23 paragraf, toplamda 33 anlam sorusu soruldu ki; 2012 YGS'nin paragraf dışındaki anlam soruları da paragraf tarzında çözümü vakit alan sorulardı.

Türkiye’de sınav sistemi değişmediği sürece bu tarz yorumların ağırlaşarak devam ettiğini göreceğiz. Sonuç itibariyle okuma hızınızdaki 2 kat artış size müthiş bir artı olarak yansıyacaktır.

Türkiye’de sınava giriyorsanız okuma hızınızı mecbur üst seviyelerde tutmak zorundasınız. Hızlı okuma günümüz öğrencisi için bir lüks değil zorunluluk halini aldı.

Alese Hazırlanan Bir Yetişkinsiniz
Ales sorularının temel mantığı bellidir. Ne kadar hızlıysanız, ne kadar hızlı okuyabiliyorsanız o kadar soru çözersiniz çünkü sorular genellikle mantık ağırlıklıdır. Hızlı okuyabiliyorsanız müthiş bir avantaj elde etmişsinizdir. Bir diğer nokta ise; koca bir paragraf soru, ona bağlanan 5 veya 6 sorudan oluşan bir yığın karmaşadır. Genellikle bu soruların her birinde paragrafı tekrar okuma zorunluluğu hissedersiniz. Tıpkı ağrı kesici ilaçları çiğnediğiniz zaman ağzınızda bıraktığı tat gibi zihninizde acı bir his uyandırır. Hızlı okuma Ales sorularında olmazsa olmazlarımızdan biridir.

Yetişkinsiniz
Öğretmenliğe ilk atandığım yıllardı. Ben acemi öğretmen olmanın hevesiyle ve hızlı okumanın gazıyla müthiş kitap okuyorum. Diğer arkadaşlara da bunu anlatıyorum. Ben heyecanlı heyecanlı bir şeyler anlatırken, onların gözlerindeki donukluğu ve “Oğlum 3 sene sonra seni de görürüz.” bakışını hala hatırlarım. Gariptir ki, bu arkadaşlarla 3 sene beraber görev yaptık, ellerinde hiçbir kitap, buna kendi ders kitapları da dahil, görmedim.

Diğer taraftan sorsanız bu arkadaşlara niçin okumuyorsunuz diye cevap hazırdır: Hocam müthiş sıkılıyorum. Kitabın sonunu getiremiyorum.

Toparlayacak olursak, günümüz insanı okumak konusunda mevcut kapasitesini bütünüyle kullanamamaktadır. Günlük yayınların yoğunluğu, bilim alanındaki gelişmeler, öğretim sırasında okunması gereken dokümanların her geçen gün biraz daha artması karşısında insanlar çaresiz kalmakta; hepsini okuyacak zaman bulamamaktadır.

Yanlış hatırlamıyorsam The Times’ın yaptığı bir araştırmaydı. 1800’lü yılların insanıyla, günümüz insanının okuma yönünden kıyaslandığı bir çalışmanın sonucu şuydu: 1800’lü yıllarda yaşayan bir insanın tüm hayatı boyunca yaptığı okumaları, The Times sadece Pazar ekinde vermekte.

Bu konuda yapılan araştırmalar, çağımız aydınının ortalama olarak dakikada 500 kelime okumasının gerekli olduğunu göstermiştir. Bunun da ötesinde bir okuma hızına ulaşmak, özellikle yönetici kadroların ideali olmak zorundadır.

Biz 10 yaşında okumaya başlasak ve 60 yaşına kadar hiç aksatmadan her hafta bir kitap okusak ki, bunu yapabilenler yok denecek kadar azdır, bu 50 yıllık süre içinde ancak 2600 kitap okuyabiliriz. Bu kütüphaneler dolusu kitap karşısında gülünç bir sayıdır. Küçük bir ilkokulun kitaplığında bile bundan daha fazla kitap bulunur.

Türkiye’de yılda basılan kitap sayısı yuvarlak hesap 10.000 desek, 50 yılda okunan 2600 kitap nerde, bir yılda basılan kitap nerde.

İşte bütün bunlar, bizi hızlı okumaya yönlendiriyor. Hızlı okuma, bilgi ve kültür alanında kendimizi aşmanın yollarını hazırlıyor. Dolayısıyla “Neden hızlı okumalıyım?” sorusu için verilecek cevapları siz ayrıntılı bir şekilde sıralarsanız, gerekçenin gücünün farkına da varmış olursunuz.

Bunların dışında daha genel düşünürsek niçin okuruz? Sorusunu biraz daha entelektüel birikime girerek cevaplamak gerekiyor.

Normal şartlarda okumanın temel prensibi üst bilincin gelişmesi için yapılır. Bu kısmı her insan kendine göre mutlaka tasnif etmeli.

Hızlı Okuma Testi!